Hali vakti yerinde olanlar kılıkkıyafet değiştirerek hiç tanımadıkları mıntıkalara gidip, bakkalın, manavın tenha zamanlarını seçerek:
"Zimem defteriniz var mı?" diye sorarlardı,
("Zimem defteri", o esnaftan borcunu yani veresiye mal alan mahalle sakinlerine ait hesap defteri, yani "Borçlu ile borcunun miktarı yazılı olan defter" )
Esnaf bu defteri çıkarınca, gelen şöyle derdi:
"Lütfen baştan, sondan ve ortadan şu kadar sayfanın yekununu yapınız."
Esnaf da bu kadar sayfanın toplamını hesaplar ve gelen de kesesini çıkartarak öder,
"Silin borçlarını, Allah kabul etsin"
diyerek çeker giderdi.
Böylelikle, borcu ödenen, borcunu ödeyenin kim olduğunu, borcu sildiren, kimi borçtan kurtardığını bilmez,
bu işte hiçbir maddi çıkar düşüncesi gözetmeksizin,
sırf Allah'ın rızasını kazanmak ve ihtiyacı olanın sıkıntısını gidermek amacıyla;
karşılıksız, riyasız, gösterişsiz olarak verdiklerini unutur ve bu şuurla verebilmenin de bir mazhariyet,
Allah'ın bir lütfü olduğunu bilerek buna şükrederlerdi...
Flaş Gelişme!36 izlenme
Etin kilosu 650 lirayı gördü! Devlete ait kurum 157 liraya kuzu satmaya başladı.10 izlenme
AKP'den aday olan avukatın eşi, sınavsız müdür oldu9 izlenme
Mehmet Aslantuğ ve Arzum Onan, 27 yıllık evliliklerini noktaladı4 izlenme
Parmak testiyle akciğer kanseri riskinizi ölçebilirsiniz9 izlenme
a Ankara'fena sallandı9 izlenme
CHP’li Belediye AK Parti’ye geçti12 izlenme
Fahrettin Koca haberi gördü, Twitter'da paylaştı: Okullar kapanıyor mu?7 izlenme